Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği (ETHR) tarafından hazırlanan “Doğu Türkistan’daki İnsan Hakları İhlalleri Endeksi 2025”, 2025 yılı boyunca Doğu Türkistan’da meydana gelen insan hakları ihlallerini sistematik, karşılaştırmalı ve veri temelli bir yaklaşımla ele almaktadır. Rapor, bölgede uygulanan baskı politikalarının yalnızca münferit vakalardan ibaret olmadığını; siyasi, hukuki, ekonomik, teknolojik ve toplumsal araçlarla sürdürülen kurumsal bir yapının parçaları olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Çin yönetiminin bölgeye yönelik yoğun sansür politikaları, bağımsız gözlemcilerin Doğu Türkistan’a erişiminin sınırlandırılması ve bilgi akışının sıkı biçimde denetlenmesi, yaşanan ihlallerin belgelenmesini oldukça güçleştirmektedir. ETHR, bu sınırlı bilgi ortamına rağmen 2025 yılı boyunca yürüttüğü sistematik izleme çalışmalarıyla farklı kaynaklardan elde edilen gelişmeleri bir araya getirmiş; ihlallerin niteliğini, yoğunluğunu ve yıl içerisindeki değişimini görünür hâle getirmeye çalışmıştır.
Endeks kapsamında Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri 14 farklı tematik kategori altında değerlendirilmiştir. Keyfî gözaltı ve tutuklamalar, adil yargılanma hakkının ihlali, din ve vicdan özgürlüğüne yönelik baskılar, zorla çalıştırma, dijital gözetim, ifade özgürlüğünün sınırlandırılması, çocuk hakları ihlalleri ve Doğu Türkistan dışında yaşayan Uygurlara yönelik sınır ötesi baskı uygulamaları raporun öne çıkan başlıkları arasında bulunmaktadır.
Raporun hazırlanma sürecinde Arapça, Çince, İngilizce, Türkçe ve Uygurca olmak üzere beş farklı dilde açık kaynak taraması gerçekleştirilmiştir. Yıl boyunca tespit edilen gelişmeler aylık olarak sınıflandırılmış, farklı kaynaklardan elde edilen bilgiler karşılaştırılmış ve ihlallerin zamansal seyri incelenmiştir. Bu yöntem sayesinde yalnızca tekil olayların sıralanması değil, farklı ihlal biçimleri arasındaki bağlantıların ve baskı politikalarının sürekliliğinin ortaya konulması hedeflenmiştir.
Çalışma, toplama kampları ve hapishanelerde sürdürülen keyfî tutuklamalardan Uygurların devlet destekli iş gücü transfer programları aracılığıyla çalıştırılmasına; dinî ibadetlerin ve kültürel pratiklerin sınırlandırılmasından çocukların ailelerinden ve millî kimliklerinden uzaklaştırılmasına kadar geniş bir alanı kapsamaktadır. Ayrıca yapay zekâ destekli gözetim sistemleri, yüz tanıma teknolojileri, büyük veri uygulamaları ve dijital takip mekanizmaları üzerinden toplumsal hayatın denetim altına alınması, raporda insan hakları açısından ciddi bir tehdit olarak ele alınmaktadır.
Endeks, Doğu Türkistan’da yaşanan hak ihlallerini yalnızca sayısal veriler üzerinden değerlendirmemekte; bu uygulamaların uluslararası insan hakları hukuku bakımından taşıdığı anlamı da incelemektedir. Raporda yer alan vaka ve bulgular, temel hak ve özgürlüklerin korunmasına ilişkin uluslararası sözleşmeler ve hukuki standartlar çerçevesinde değerlendirilerek ihlallerin hukuki, siyasi ve toplumsal boyutlarına dikkat çekilmektedir.
Bu yönüyle “Doğu Türkistan’daki İnsan Hakları İhlalleri Endeksi 2025”, araştırmacılar, hukukçular, gazeteciler, sivil toplum kuruluşları, karar alıcılar ve uluslararası kurumlar açısından önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Çalışmanın, gelecekte gerçekleştirilecek akademik araştırmalara, hukuki girişimlere, savunuculuk çalışmalarına ve ulusal ya da uluslararası başvurulara veri sağlaması amaçlanmaktadır.
ETHR, bu raporla Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerinin unutulmasını veya normalleştirilmesini engellemeyi; mağdurların sesini duyurmayı ve uluslararası kamuoyunu somut sorumluluk almaya çağırmayı hedeflemektedir. İnsan haklarının korunması yalnızca belirli bir halkın veya bölgenin meselesi değil, bütün insanlığın ortak sorumluluğudur. Doğu Türkistan’da devam eden ihlaller karşısında sessiz kalınmaması, bağımsız araştırma ve izleme mekanizmalarının desteklenmesi ve sorumluların hesap verebilirliğinin sağlanması gerekmektedir.

