Makale & Analiz

Doğu Türkistan'ı Kolonizasyon Bağlamında Anlamak

Kolonizasyonun Anatomisi ve Modern Bir Örnek

Sömürgeciliği (kolonizasyon)  genellikle geçmişte kalmış, yelkenli gemilerle yapılan bir yağma dönemi sanırız. Oysa kolonizasyon, bir coğrafyayı ve halkını sistemli şekilde "yutma" sanatıdır. Askeri işgalde sadece yönetimi alır ve vergi toplarsınız; kolonizasyonda ise oranın demografisini, hafızasını ve ekonomisini merkeze bağlar, yerli halkı kendi evinde yabancı konumuna düşürürsünüz. Bugün Doğu Türkistan'da Çin'in uyguladığı politikalar, bu sömürgeci aklın 21. yüzyıl teknolojisiyle güncellenmiş ve çok daha acımasız bir versiyonudur.

Demografik İşgal: Kendi Evinde Yabancı Olmak

Bu sistemin ilk adımı demografik işgal, yani "yerleşimci sömürgecilik"tir. Çin, yıllardır doğu kesimlerindeki Han Çinlilerini Doğu Türkistan'a göç etmeye teşvik ediyor. 1949’da bölgede 200 bin olan Han Çinli nüfusu şu an 12 milyona ulaşmış durumda. Bingtuan gibi devlet kurumları aracılığıyla en verimli araziler, kârlı işler ve güvenli alanlar bu yerleşimcilere sunulurken; Uygurlar kendi ata topraklarında giderek azınlık olmaya itiliyor.

Ekonomik Hortum: Zenginlik Merkeze, Yoksulluk Çevreye

Nüfus dengesi sarsıldıktan sonra ekonomik hortum devreye girer. Doğu Türkistan dünyadaki pamuğun devasa bir kısmını ve Çin'in enerji ihtiyacının belkemiğini üretir. Ancak çıkarılan bu zenginlik doğrudan Çin'in sanayi merkezlerine akar. Yerel Uygur halkı ise, kendi toprağından fışkıran kaynağın üretiminde zorla çalıştırılan ucuz bir işgücüne dönüştürülür. Zenginlik merkeze kaçar, yoksulluk bölgede kalır.

Zihnin Sömürgeleştirilmesi ve Kültürel Silinme

Bir sömürge projesi, zihni ve hafızayı ele geçirmeden kalıcı olamaz. Çin'in "Çinlileştirme" politikasıyla Uygur dili okullardan siliniyor, bin yıllık camiler ve mahalleler yıkılıyor, insanların inançları "ideolojik virüs" olarak damgalanıyor. Yerli halka kendi kimliğinden utanç duyması gerektiği, ancak Çin Komünist Partisi'ne tamamen boyun eğerse "insan yerine konacağı" öğretiliyor.

Medeniyet Maskesi ve Yatırım Yalanı

Tarih boyunca İngilizlerden Fransızlara hiçbir sömürgeci güç "sömürmeye geldik" dememiş, daima "medeniyet ve kalkınma" getirdiklerini iddia etmiştir. Çin'in Doğu Türkistan hikayesi de bunun kopyasıdır. Bölgeye inşa edilen hızlı trenler ve devasa tesisler tüm dünyaya "kalkınma" olarak pazarlanır. Ancak bu yollar yerli halk gezsin diye değil, bölgedeki kaynaklar hızla Çin'e taşınsın diye yapılır. "Mesleki eğitim merkezi" adıyla açılan binalar asimilasyon kamplarından başka bir şey değildir. Sömürgecinin gururla anlattığı yatırımlar, aslında o toprağı daha acımasızca sağmak için kurulan bir altyapıdan ibarettir.

PaylaşXFacebookWhatsAppBağlantıyı Kopyala