Açıklama

8 Mart Kadınlar Günü Basın Açıklaması

BASIN AÇIKLAMASI

KAMUOYUNUN DİKKATİNE,

Bugün, dünya genelinde kadınların sosyal, ekonomik ve siyasi başarılarının kutlandığı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Ancak bu anlamlı günün gölgesinde, milyonlarca Doğu Türkistanlı Uygur, Kazak ve diğer Türk topluluklarına mensup kadınlar, modern dünyanın tanıklığında tarihin gördüğü en ağır sistematik zulümlerden birine maruz kalmaktadır. Doğu Türkistan topraklarında kadın hakları sadece ihlal edilmemekte; kadınlık onuru ve kimliği bizzat devlet eliyle hedef alınmaktadır.

"Doğu Türkistan İnsan Hakları İhlalleri Endeksi 2025" verilerimiz, bölgedeki trajedinin boyutlarını dehşet verici bir tabloyla ortaya koymaktadır:

  • Demografik Mühendislik ve Zorunlu Müdahaleler: Kaşgar ve Hoten gibi Uygur nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde nüfus artış hızı devlet politikalarıyla %84 oranında düşürülmüştür. Kadınlara yönelik zorunlu rahim içi araç (spiral) kullanımı, kitlesel kısırlaştırma ve zorunlu kürtaj uygulamaları sistematik bir "soykırım" aracı haline gelmiştir.
  • Propaganda ve İnsanlık Dışı Söylem: Çin hükümeti, kadın bedenine yönelik bu ağır ihlalleri, kadınları "bebek yapma makinesi olmaktan kurtarma" gibi akıl dışı bir propagandayla uluslararası topluma pazarlamaya çalışmaktadır.
  • Aile Bütünlüğünün Parçalanması: Anneler keyfî gerekçelerle endoktrinasyon kamplarına ve cezaevlerine alınırken; çocuklar, aile bağlarından koparılarak devlet denetimindeki yatılı okullara ve yetimhanelere zorla yerleştirilmektedir.
  • Fiziksel Şiddet ve Kimliksizleştirme: Kamplarda tutulan kadınlar fiziksel şiddete maruz kalmakta, rızaları dışında alınan biyometrik verilerle (DNA ve kan örnekleri) istismara açık hale getirilmektedir. Ayrıca inançları gereği kullandıkları başörtüsü ve kültürel kıyafetleri "aşırılık" sayılarak yasaklanmaktadır.

Doğu Türkistanlı kadınlar bugün sadece bir hayatta kalma mücadelesi değil; inançlarını, dillerini ve binlerce yıllık kültürlerini korumak için devasa bir baskı mekanizmasına karşı onur savaşı vermektedir.

Uluslararası Topluma Çağrımızdır:

Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere, dünya çapındaki tüm kadın hakları örgütlerini ve vicdan sahibi devletleri bu çığlığı duymaya davet ediyoruz. Doğu Türkistan’da yaşanan sistematik zulme sessiz kalmak, işlenen bu insanlık suçuna ortak olmaktır. Kadın haklarının evrenselliğini savunan her kurum için Uygur kadınlarının haklarını savunmak ve Çin yönetimine karşı somut yaptırımlar uygulamak artık bir tercih değil, tarihi ve insani bir zorunluluktur.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

PaylaşXFacebookWhatsAppBağlantıyı Kopyala